Özellikle son yüzyılda teknolojinin hızlı gelişimi, yapay besinler ve trafik kazaları gibi felaketler ile insan nesli büyük bir tehdit altında. Bu nedenle sizin için İslam dini bu konuda ne diyor diye araştırdık. İşte İslam'ın görüşleri: Kan bağışı Hz Peygamberin üzerinde durduğu ve ümmetini teşvik ettiği bir konudur. Rasulullah (s.a.v.) bir çok kez kan aldırmıştır. İbn Abbas (r.a.), Rasulullah (s.a.v.)’den şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Miraç gecesi, hangi melek topluluğuna rastladıysam onlar bana; “Ey Muhammed kan aldırmaya devam et ve ümmetine de bunu emret” diyorlardı” (Tirmizi Tıbb 12, İbn Mace Tıbb 20 Müsnet I, 354) Kan aldırmanın şekli ve tıbbi yararları konusunda Allah’ın elçisi şöyle buyurmuştur: “Aç karınla kan aldırmak daha uygundur. Bunda şifa ve bereket vardır. Diğer yandan kan aldırmak aklı ve hafızayı güçlendirir” (İbn Mace Tıbb 22) Ramazanda oruçlu iken kan aldırmak mümkün ve caizdir. Ancak oruçludan kan alınması, vücudu zayıf düşürecek ve oruç tutmayı zorlaştıracaksa mekruh olur. Hz. Peygamber’in oruçlu iken kan aldırdığı nakledildiği gibi, başkalarını da oruçlu iken kan aldırmaktan nehy etmediği de rivayet edilmiştir. Bu duruma göre zaruret olmadıkça Ramazan’da, gece kan aldırmayı tercih etmek daha uygundur. (1) Tıp bilimi açısından herhangi bir sakınca bulunmadığı sürece kan verecek kişinin cinsiyeti, inancı ya da erişkin olup olmamasının önemi yoktur. Diğer taraftan kan nakliyle ilgili herhangi bir mahremiyet ilişkisi doğmaz, süt emmede olduğu şekilde akrabalık yada kardeşlik gibi bir yakınlık meydana gelmez. Kan verilecek kişinin inanç ve amel yönünden durumu da kan verecek kişiyi doğrudan ilgilendirmediği gibi ona herhangi bir sorumluluk yüklemez. İslam Hukukçuları, kanın Kur’an-ı Kerim’de haram kılınmış olmasından hareketle alım satımını da yasakladığı ve hukuken mal sayılamayacağı görüşündedir. Tedavi amacıyla kan nakli, kan aldırma, kan tahlili vb işlemler yasak değildir. Tedavi amacıyla kan ihtiyacı olan kişiye kan verecek kimsenin bunun karşılığından ücret alıp alamayacağı tartışılmıştır. Tedavi amacıyla verilen kanın ilaç hükmünde olacağı, ücretini de karşılıklı anlaşma ile belirleneceği düşünülebilirse de insan vücudundan bir parçanın her türlü istismara açık şekilde ticarete konu edilmesinin İslam dininin insana verdiği değerle çeliştiği, böyle bir uygulamanın sosyal açıdan da olumsuz sonuçlar doğuracağı, gerek kan verenin gerekse insan hayatının önemi gibi hususlar göz önüne alındığında bunun bağış şeklinde yapılmasının daha uygun olacağı açıktır. Kan satılmasını caiz görmemekle birlikte teşvik için devletin kan veren şahsın kaybını telafi edecek ölçüde bir karşılık vermesinde sakınca görmeyen alimlerde vardır. Halk inanışları arasından yer alan birbirini kanını içmek, yalamak veya elinin üzerinde karıştırmak suretiyle iki kişi arasında kan kardeşliği kurulduğu şeklindeki inancın İslam dininde herhangi bir dayanağı yoktur. Kan haram kılındığından hayatı bir zaruret bulunmadıkça onu yalamak ve içmek haramdır. (2)
(1) Şamil İslam Ansiklopedisi Cilt 3 Sf. 295 Madde yazarı Prof Dr Hamdi Döndüren (2) Diyanet İslam Ansiklopedisi Cilt 24 Sf 289 Madde Yazarı Kamil Yaşaroğlu